İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’ndan aldığım akademik eğitim ve yılların getirdiği şeflik tecrübemle, müziği sadece icra etmiyor, her notasını sanatsal bir titizlikle tasarlıyorum.
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera Anasanat Dalı’nda lisans, İstanbul Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Programı’nda ise yüksek lisans eğitimimi tamamladım.
Müziğe olan ilgim çocukluk yıllarımda başladı ve zamanla yaşamımın merkezine yerleşti. Bugün hem sahnede piyanist ve orkestra şefi olarak yer alıyor, hem kendi eserlerimi üretiyor hem de farklı topluluklar ve projeler için düzenleme ve orkestrasyonlar hazırlıyorum. Çalışmalarımda klasik müzik, Anadolu ezgileri ve farklı kültürlerin müzikal mirasları arasında bağlar kurmayı; geçmişin seslerini günümüzün anlatım diliyle yeniden yorumlamayı amaçlıyorum.
Bestelerimde İstanbul’un çok kültürlü yapısından, Anadolu’nun ortak hafızasından ve Ermeni müzik mirasının zenginliğinden ilham alıyorum. Müziği yalnızca bir performans alanı olarak değil, kültürler arasında diyalog kuran bir anlatım biçimi olarak görüyorum.
Bugüne kadar yayımladığım albüm ve eserlerin yanı sıra farklı sanatçılar ve topluluklar için düzenleme ve orkestrasyonlar gerçekleştirdim. Bir yandan konserler ve sahne çalışmalarıyla dinleyicilerle buluşurken, diğer yandan yeni besteler üretmeye devam ediyorum.
Bestecilik ve icracılığın yanı sıra Ermeni müzik tarihi, kültürel miras ve Anadolu’nun çok kültürlü geçmişi üzerine araştırmalar yapıyor; bu alanlarda projeler hazırlıyor ve yazılar kaleme alıyorum.
Yıllar içinde salonlar, şehirler ve projeler değişse de, sahneye çıkmadan hemen önce hissettiğim o ilk heyecan hiç değişmedi. Kendi eserlerimin ve düzenlemelerimin müzisyenler tarafından ses bulduğunu duymak ise bu heyecana her defasında yeni bir anlam katıyor. Müziğin hâlâ beni en çok etkileyen yanı da bu.